Neden Rüzgar Enerjİsİ

Günümüz şartlarında enerji üretiminde yoğun bir şekilde kullanılan fosil yakıtların çevreye zarar veren bileşenler üretmesi, yüksek maliyetli ve hızla tükenmekte olan kaynaklar olması gerçeği insanları alternatif kaynakların arayışı içine itmiş ve gelişen teknoloji ile birlikte rüzgar, güneş ışığı, su, jeotermal ve biyolojik süreçleri içeren yenilenebilir enerji kaynaklarına odaklanılmasına neden olmuştur.

Bu kaynakları kullanan elektrik üretim tesisleri içerisinde rüzgar enerjisi santralları, düşük potansiyel riskler taşımaları, kurulum sürelerinin kısa oluşu ve yatırım maliyetlerinin diğer alternatiflere göre düşük olması sebebiyle dünya genelinde tercih edilmektedir. Rüzgar enerjisi santralları; yakıt gideri olmayan, işletme giderleri düşük, işletme ve bakım kolaylıkları olan ve kaynak açısından dışa bağımlı olunmayan elektrik üretim tesisleridir.

Türkİye’de Rüzgar Enerjİsİ

21 Mayıs 2009 tarihli Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesinde, rüzgar enerjisi kurulu gücünün 2023 yılına kadar 20.000 MW’a çıkarılmasının hedeflendiği belirtilmektedir.

Bu amaca ulaşabilmek için, ülkemizde mevzuat düzenlemeleri ile yenilenebilir kaynak kullanan santrallardaki elektrik üretimi için bir destekleme mekanizması oluşturulmuş olup, özel sektör yatırımcıları rüzgar enerjisi santrallarının inşası konusunda teşvik edilmektedir. Bu bağlamda, rüzgar enerjisi santralları için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’na yapılan lisans başvuruları 85.000MW’a ulaşmış olup, lisanslama süreci devam etmektedir. Ayrıca yapılan son düzenlemeler sayesinde 1MW’a kadar rüzgar enerji santrali yatırımları lisanssız olarak yapılabilmektedir.

Bu sayede Türkiye’de ilk olarak Boğaziçi Üniversitesi Kilyos Kampüsü’ne 900KW rüzgar enerjisi santrali InteGreen tarafından kurulmuştur.